Pexexy Nedir?

Pexexy , magazinel ve popüler kültüre ait olayları içeren,evde otururken canı sıkılan,okulda konuşucak konu bulamayan,işte çalışırken bunalan,son dakika gelişmelerden haberdar olmak isteyen , ekranda gördüğü kişilere aşık olabilen , zengin ve ünlü birisiyle evlenme hayalleri olan vb. şartlardan birini sağlayabilen kişilerin zaman geçirebileceği süper bir ortamdır.

Bilmeniz Gerekenler

Pexexy'de bulunan içeriklerin bir kısmı pexexy yazarları tarafından bir kısmı ise magazin ile ilgili bloglardan alınmaktadır.Bu tarz alıntı yazılarda "Orjinal Kaynak" linki ile asıl siteye gidebilirsiniz.Bu yazılardan kaynak site , yorumlardan ise tamamen yazarları sorumludur.

Arşiv: Buzzul

Rus Kızları 15 Santim Uzun İstiyor

Orjinal Kaynak

russ.jpg

Rus kızları, aşkta ve işte kazanmak için kaval kemiğini ameliyatla 15 santim uzatmak istiyor.

Genç Rus kızları sevgili bulma ve daha iyi bir işe sahip olma şanslarını artırmak için kaval kemiklerini en az 15 santim uzatmak istiyor. Kemikleri uzatarak boy uzatma metodunu Sovyetler Birliği döneminde Rus doktor Gawril Ilisarow buldu.

Ancak Rus doktorun amacı sakat doğan insanların kemiklerini ameliyatla düzeltmekti. Daha sonra bu metod Çin ve Rusya’da boy uzatmak isteyen genç kadınlar arasında moda oldu ve estetik cerahinin bir parçası oldu. Ancak bu metod ileride önemli sağlık problemlerine yol açabiliyor. Kemik uzatmak isteyen birisinin aynı zamanda ameliyatla damar ve kasları da uzatması gerekiyor.

Die Welt

Pınar Altta Kalmadı

Orjinal Kaynak

pinaryagmur.jpg

Selin Öztürk Karacehennem, Esra Erol, Aytunç Bentürk ile birlikte ‘Evlilik Dansı’ yarışmasında jüri üyeliği yapan Cenk Eren, yarışmaya katılan bir çiftin yaşlarının büyük olmasıyla ilgili bir eleştiride bulundu.

Bu sırada Pınar Altuğ’un müdahalesiyle karşılaşan Cenk Eren, evlilikteki büyük yaş farklılıklarına da değindi ve konu Pınar Altuğ’un kendisinden 8 yaş küçük Yağmur Atacan ile yaptığı evliliğe geldi. “Pınar benim çok iyi arkadaşım. Fakat, ben Yağmur’la evleneceğini duyunca saygı duydum ama tasvip etmedim” diye konuştu.

Bu sözler üzerine Pınar Altuğ ise “Çok gördük yaşları birbirine uyup da yapamayanları” dedi. Altuğ, benzer durumdaki bir çift ile ilgili konuşmalar sırasında da aile terapisti Selin Özkök Karacehennem’in yaş farkının olumsuz neticeler verdiği sözleri üzerine de “Bana da çok şey söylediler, oh iyi ki evlenmişim” dedi.

Yarışmanın ilerleyen saatlerinde Altuğ, yarışmacıları sürekli yaş farkları nedeniyle eleştiren jüriye taş atarak “Şimdi gelen yarışmacımızın yaşları uygun. Uğraşamayacaksınız” diye konuştu. Ancak Cenk Eren’in “O zaman sizinkine girelim” sözlerine maruz kaldı. Altuğ bu kez, “Buyurun, ben hazırım” dedi. Cenk Eren ise, “Biraz önce Selin hanım, ‘Pınar’ınki farklı’ dedi. Nesi farklı?” diyerek Altuğ’a takılmaya devam etti. Pınar Altuğ, Eren’e “Farkı şu; evliyim ve bebek bekliyorum” cevabını verdi.

Ancak atışmalar bununla da bitmedi. Bu esnada konuşmaya dahil olan Selin Karacehennem, bir kaç yıl önce Yağmur Atacan ile Pınar Altuğ’u deniz kenarında gördüğünü ve Atacan’ın bir kaç kez suya girip çıktıktan sonra Pınar Altuğ’dan “Yeter artık atlama” uyarısını aldığını söyledi.

Pınar Altuğ’un tüm bu konuşmalara cevabı ise açık ve net oldu:
“Biliyorsunuz bunun yaşla hiç ilgisi yok. Ben eminim ki Yağmur 10 sene sonra da aynı olacak. Ben çocuk seviyorum. Kime ne?!”

Televizyon Gazetesi

Megan Fox Fotoğrafları

Orjinal Kaynak

megan-fox-tf01.jpg

Megan Fox Sevgilisinden Ayrıldı

Orjinal Kaynak

megan-fox.jpg

Beyazperdenin son dönemde yükselen yıldızı Megan Fox, nişanlısı Brian Austin Green’den ayrıldığını açıkladı. Transformers adlı filmle kariyerinde büyük bir çıkış yakalayan 22 yaşındaki Fox, “EVlenmek için henüz genç olduğumu düşünüyorum” dedi. Güzel yıldızın ayrıldığı nişanlısı Green ile dost olduğu aralarının kötü olmadığı söyleniyor.

Megan Fox Fotoğrafları

11 Yaşındaki Kızı Bu Hale Getirdiler!

11yasindakikiz.jpg

Kızının iyi bir model olmasını isteyen İngiliz aile, ayda sırf makyaj giderlerine yaklaşık 600 dolar harcayarak 11 yaşındaki kızlarını plastik bir barbie bebek haline getirdi.Sasha Bennigton isimli küçük kız, yetişkin bir kadın gibi giyiniyor. Çocuk kıyfetleri giymeyen, takma tırnak ve kirpik kullanan, manikür pedikür yapan kızın annesi kızının ünlü olmasını istediğni söylüyor. Anne Jayne, kendisine yöneltilen ağır eleştirilere de; ‘Ben kızım için en iyisini istiyorum. Bana aceleci olduğumu söyleyenlerden nefret ediyorum,’ diyor.

Jayne, kızının ‘pedofili’ hastası erkekler tarafından taciz edilemsin de korkmuyor. Ona göre, ‘makyaj yapınca 18 yaşında gösteren kızına çocuk istismarcısı kişiler zaten yaklaşmaz!’

Kıskançlığın Böylesi

merve-sevi.jpg

Ekranın güzel yüzlerinden oyuncu Merve Sevi, oynadığı diziye güzel bir kız gelecekse yapımcıyla konuşup “Benden daha güzel olmasın!” diyormuş.

Ekranın en güzel yüzlerinden biri olan oyuncu Merve Sevi, Bugün gazetesine verdiği özel röportajda “Oynadığım bir diziye benden daha güzel bir kız gelince yapımcıyla direkt görüşüyorum. Tamam hoş kız gelecek ama benim kadar değil diye konuştu.

Merve dikkat ettim, şu kapıdan girmenle birlikte hayranlık dolu bütün bakışlar üzerine çevrildi. Toplumda ilgi odağı olmak her zaman hoşuna gidiyor mu?
En sevdiğim şeydir bu. Belki bunun için yaşıyorum diyebilirim. Nasıl anlatayım; bu benim için mükemmel bir duygu. Evde giyindiğim zaman biliyorum ki, bana bakacaklar. Bunun çok güzel olmakla ya da kusursuz giyinmekle alakası yok. Benim içimden gelen özgüvenim bu. Bakmasalar bile bakıyormuş gibi hissediyorum…

Peki sana bakarken ne düşünüyorlar dersin?
Çok hoş bakmıyorlar. Güzel dilekleri olanlar gelip söylüyor.

Laf atanlar oluyor mu?
“O değil mi lan?” diyorlar. ‘Lan’ hep var cümlede. Neden bilmiyorum çok üzülüyorum. Neden böyle konuşurlar ki, çok kaba. Beni kadınlar daha çok seviyor. Yanıma gelip söylüyorlar. Bu çok hoşuma gidiyor. Amacım erkekler tarafından çok güzel kadın yaftası yapıştırılabilmek değil.

Bir erkek tarafından rahatsız edildiğinde ne yaparsın?
Direkt döverim. O anda hiç düşünmem, kariyerimi, işimi… Bana ölüm cesareti geliyor bir anda. Gözüm kararıyor. Karşımdaki iki metre boyunda bir adam olsun da…

Çantanda kendini savunmak için sprey veya onun gibi koruyucu bir şeyler taşıyor musun?
Annem almış ama taşımıyorum. Evde duruyor. Onunla gezemem ki? Bir de onu çantadan çıkartana kadar iki tane suratına geçiririm zaten.

Dışarı çıkarken süs püs yapar mısın? Kaç dakika da hazırlanırsın?
15 dakika sürer benim hazırlanmam… O da gece bir yere giderken.

Aynalara çok bakar mısın?
Bakarım, mağazaların vitrinlerinin önünde bile kendime bakarım.

Peki kendini beğeniyor musun?
Tabii ki beğeniyorum ama hiçbir zaman buna dayanarak bir hayat sürdürmedim. Ailemden aldım bu terbiyeyi. Allah beni bayağı bir boş vaktinde yaratmış. (Gülüyor) İnan, kendimi bildiğimden beri yani 14′ümden sonra böyle aynanın karşısına geçip, “Ben ne kadar da güzelim” demedim. Çünkü baktığım görüntü beni memnun etti.

Merak ediyorum, başrolde oynarken, yan rollerde oynayacak olan başka kızlara dikkat eder misin?
Tabii ki ederim. ‘Yalancı Yarim’de çok girip çıkan olmuştu. Şakayla karışık dikkat ederim. Bunu söyleyince rahatsızlık duyuluyor. Aslında hep böyledir. Bir yerde her kadın tek olmak ister. Bu kadının yaradılışında vardır. Kendini dünyanın en güzel kadını sanır. Ama değildir ya da öyledir.

Senden başkasının daha fazla ilgi çekmesini istemez misin?
Evet, istemem. Başkaları da bunu yapıyor ama itiraf etmiyorlar. Mesela Türkan Şoray… Mükemmel bir kadın, onun yanına eşdeğer birini koyarsan olur mu? Olmaz, benim sinirlerim bozulur.

“Bu kız olmaz!” diye kime söylüyorsun?
Benden daha güzeli gelmedi. Geldi tabii ama ben yapımcıyla direkt görüşüyordum. İnsanların ekmeğiyle oynamadım ama. Öyle bir haddim yok. Tamam hoş kız gelecek ama benim kadar değil. “Zaten bulamıyoruz” diyorlardı. Kızların kıyafetlerine falan karışıyordum.

Bu camiada güzelliğini kıskandığın biri var mı?
Yok! Hiç öyle biri yok. Herkes kendine göre işini iyi yapıyor. Benim özgüvenim gereğinden fazla gelişmiş galiba.

YÖNETMENiM ÇOK MEMNUN

Yeni dizinden biraz bahseder misin?
Adı, ‘Hayat Güzeldir’ Kartal Tibet çekiyor. Başrolde Cem Davran oynuyor. Dizide benim babam. Hasan Yılmazer, Alp Kırşan, Seren Fosforoğlu, Cansu Koç, bir de ben varım. Can da var. Aile komedi dizisi. 7 bölüm stokluyuz.

Kartal Tibet’le aranız nasıl?
Benim için Kartal Hoca bir tane. Çok seviyorum onu. Bir gün onunla çalışacağım hiç aklıma gelmezdi. İnanın, yaşına rağmen hepimizden daha genç ve dimdik duruyor. Tonton bir dede gibi, çok şeker. Benden çok memnun. “Sende Yeşilçam’daki oyuncuların disiplini var” dedi. Sete gider gitmez onu öpeceğim ve “merhaba” diyeceğim ama bunu Kartal Tibet olduğu için değil içimden geldiği için yapacağım.

GERÇEK AŞKI BU KEZ BULDUM

Hayatına yeni biri girmiş!
(Gülüyor) Evet, tanıyorsunuz onu Can! ‘Omuz Omuza’ dizisinde rol arkadaşımdı. Dizi bitince koptuk. Hiç görüşemedik. Ama Can benim için çok önemliydi. Çok beğenirdim. O zaman ben 17 yaşındaydım, o da 22 yaşındaydı.

Şimdi “Hayat Güzeldir” adlı dizide birlikte çalışıyorsunuz değil mi?

Evet, onu dizinin son toplantısı yapıldığı gün gördüm. Çok şaşırdım. Hiç beklemiyordum. O da sevindi. n Aşkınız nasıl başladı? Alemdar’daki çekimler sırasında, “Sana futbol sahası gibi ev alacağım. Çocuklarımız şu köşede koşacak” demeye başladı. Birbirimize güzel sözcükler söylemeye başladık. Ben gerçek olacağını tahmin etmezdim. Ama ben Can’a aşıktım zaten yıllar öncesinden. Platonik aşıktım ona, ‘Omuz Omuza’da oynarken. O dizide sevgilimi oynuyordu ama açılamazdım ona, çocukta hiç tepki yoktu. Yeni diziye başladıktan sonra bir gün ona mesaj attım, “Ne yapıyor benim sevgili adayım” diye… Akşam yemeğe çıktık, meğerse biz sevgiliymişiz. Bebek’e gitmiştik, arabayı park ederken elimi tuttu aniden ve başladı ilişkimiz.

Kaç ay oldu?
3 ay.

Ciddi misiniz?
Evet! Gerçek aşkı buldum. Hayalimdeki erkeği buldum.

Evlilik planları yapıyor musunuz?
Tabii, evlenmek istiyoruz ama önce askerliği var. 26 yaşında, üniversite mezunu, 4 aylık askerlikten sonra gelecek. n Asker yolu gözleyeceksin yani! Öyle olacak. Bu dizi bittikten sonra Cem askere gidip gelecek, sonra Amerika’ya gideceğiz. ‘Actor Studio’ da bir iki yıl okuyacağız. Döndükten sonra evlenmeyi planlıyoruz.

NiŞANTAŞI’NDA ADAM DÖVDÜM
2 yıl önce yılbaşında Nişantaşı’ndaydım. Şimdi bunu okuyanlar, “Yılbaşında Nişantaşı’nın o kadar kalabalık olacağını bilmiyor musun, niye gidiyorsun?” diyecekler. Ben yemeğe gidiyordum aslında. O yolu kullanmak zorundaydım. Annemle kardeşimle oradan geçmek zorundaydım. Adamın teki elle taciz etti beni. Ben kardeşimin elini tuttuğum için onun eli sanıyordum.

O küçük ya; Oğuz arkamdan geliyor diye onun eli sanıyordum. Ama elinin kardeşiminkinden biraz büyük olduğunu hissedince anladım. Patlattım yumruğu. Ona vurunca şaşırmadı, çünkü o bunu hep yapıyor. Kimse ona bir şey yapmıyor, belki bıçağı vardır, silahı vardır diye, susuyorlar. Benden yumruğu yedikten sonra yere düştü şöyle bir yerden kalktı, bana baktı tanıdı herhalde o zaman şaşırdı. “Kimden dayak yiyorum” gibilerinden bakıp gururlandı. Çok saçma olaylar oluyor.H2

“Türkiye’nin En Aptal Kadını Benim!”

yesimsalkim.jpg

Pazar Vatan’a özel bir röportaj veren Yeşim Salkım, eskisinden çokk farklı bakıyor artık hayata…

Hayatınızda yepyeni bir sayfa açtınız.
Ben 12 Nisan 1970 doğumluyum. Kızımı 90’da dünyaya getirdim. Müzik dünyasında 18 seneyi bitirdim. Benim hayatta öğrendiğim en önemli şey, her şey insanların kapısını bir gün çalıyor. Doğum, ölüm, hastalık, şöhret… Ama hayatta iki önemli kavram var. Nitelikler ve nicelikler. Niceliği mi niteliğimi istiyorsun, bunun kararını sen veriyorsun. Para, şöhret mi yoksa gerçek mutluluk, huzur mu?

Siz hangisini tercih ettiniz?
Ben üç yıl önce gerçek mutluluk ve huzuru tercih seçtim. Hakan’ın hayatıma girmesiyle, kızımın 18. yaş gününü bütün ailemle birlikte kutlamamla tamamen netlik kazandı. Hakan’ın sürekli bana “sen şarkıcısın şarkı söylemelisin, oyuncusun dizide rol almalısın” sözleri beni kendime getirdi. Doğru, birilerini eleştirmenin, birilerini yargılamanın bana düşmediğini bana yakışmadığını anladım. Burada çok büyük hata yaptım.

Kimleri yargıladığınıza, eleştirdiğinize pişmansınız?
Burada onlardan bahsetmek istemiyorum. Ama bana desen ki “şu günkü aklında 20 yaşında olsaydın ne yapardın?” diye sorsan cevabım “mesleğimi asla bırakmazdım, pişmanım” olurdu. Çünkü ben kendime ve mesleğime ihanet ettim. Her şeyi bırakıp gittim. Herkes benim için akıllı diyor ama Türkiye’nin en aptal kadını benim. Akıllı olsaydım mesleğimi bırakmazdım ve şu an Türkiye’de bir numara olurdum. Özel hayatımdaki düzensizlikler yüzünden bu hale geldim.

Aşk kadını olduğunuz için mi işlerinizi ikinci plana attınız?
Aşk mı? 35 yaşına kadar yaşadığını saymayacaksın. 35’ine kadar hata yapıyorsun, aşık olduğunu sanıyorsun. Sonra 35’i geçince öyle olmadığını anlıyorsun.

35 yaşından önce yaşadıklarınız aşk değilmiymiş?
Geçmişe saygısızlık etmemek adına bunu söylememeliyim. Bunu söylersem geçmişime saygısızlık ederim.

Evliliklerinizin sayısı da sürekli gündemde…
Ben Türkiye’de yaşadığımı düşünüp evlendim. Ailemin önüne, sizlerin önüne çıkaracağım erkeğin bir sıfatı olsun istedim. Ama inanılmaz bir eleştiriyle karşılaştım. Hayatımda 3 kere evlendim. Bu ne abartı. Tiyatrocuların listesini koyayım size, hepsi 5 kere evlenmiş. Ama herkes Yeşim Salkım’a takmış.

38 yaşındasınız hayatınıza kaç erkek girdi?
6. Biri çocuğumun babası. Üçüyle evlendim, biriyle evlilikten döndüm. Şimdi Hakan’layım. Aile arasında yüzük taktık. Düşünsenize ilişkinizin 3. ayındasınız. Bir aile yemeği oluyor. Yanındaki insanı nasıl götüreceksin? “Sevgili” diye mi? Yok öyle bir şey, biz Boşnağız. Bizim ailede boşanmak yok. Bir tek ben boşandım.

Boşanınca tepkileri ne oldu?
Halamlar benimle konuşmadı. Boşandım diye aileden çok tepki gördüm.

4. evliliğe hazırlanıyorsunuz…
Hayır evlenmeyi hiç düşünmüyorum. Hakikaten o kadar güzel ve dengeli giden bir şey var ki, bu ülkenin kuralları ve şartları el verse nikahsız çocuk doğururum. Ama el vermiyor.

İmza atılınca ne değişiyor?
Üç kere boşan ne demek istediğimi anlarsın (gülüyor). Sevgi kalıyor, ama aşk ölüyor.

Üç kere evlendiniz. Erkeği evliliğe ikna etmenin formülü nedir?
Gerçekten bunun bir formülü yok. Benimle yaşayan insan, benimle beraber aile hayatı görüyor. Çünkü evde bir ev kadını var. Sokakta da işini yapan bir kadın. Evde grand tuvalet giyinip, makyajla yemek yapmıyorum ki. Eşofmanımı giyip öyle giriyorum mutfağa. Çocuk büyüttüğümü, anneme babama hürmetimi, içip kendimi dağıtmadığımı görüyor. Belki de sebebi bu.

Birlikte olduğunuz her erkeği nikah masasına oturtmayı başarıyorsunuz…
Ben oturtmuyorum, onlar kolumdan tutup beni nikah masasına oturtuyor. Ben bir erkeği zorla niye nikah masasına oturtayım?

Nikah masasına oturduğunuz isimler Türkiye’nin önde gelen iş adamlarıydı…
Abartmayalım!..

Zenginlikleri abartıydı ama…
Bu iyi bir şey mi oluyor. Önemli olan insan olmaları. Söylediğim gibi önce nitelikler…

BİR GECEDE 30 BİN YTL. KAZANIYORUM

Hakan Uzan ile aşk evliliği mi yaptınız?
Onunla ilgili hiç konuşmuyorum. Şu anda önümde yepyeni bir sayfa açtım.

Para için evlendiğinizi yazanlar bile oldu…
İsteyen istediğini düşünebilir, hiç sorun değil ama şunu söyleyebilirim; Yeşim Salkım her zaman yüreğinin götürdüğü yere gitti. Ben her zaman kendi parasını kazanan bir kadındım. Bizim bir gecemiz 25-30 bin YTL.

O kadar kazanıyor musunuz?
Tabii ki. Herkes kazanıyor. İnsanlar şunu unutuyor, ben erken yaşta anne oldum. Çocuk kadını ağırlaştırır, olgunlaştırır. Bir şeyleri yapmasını engeller. Hırslarını daha törpüler. Erken yaşta anne olduğunuzda, önce anne olunca evladını düşünüyorsun. Çocuğuma okulda arkadaşları nasıl bakar, ne der diye düşünüyorsunuz. Bu yüzden çok az hata yaptım.

Evlilikleri de kızınıza laf gelmesin diye mi yaptınız?
Tabii ki. Türkiye’de yaşamıyor olsaydım ve çocuğum olmasaydı hiç evlenmezdim.

AYAKKABILARIM 5 YILLIK
Yeni yaşantınızda başka neler değişti?
Eskiden Gucci, Yves Saint Laurent giyiyordum. 3-5 bin dolar verdiğim elbiseleri 1 kere giyiyor, sonra askıya asıyordum. Artık marka giymiyorum. Çünkü bu ülkede evine ekmek götüremeyen insanlar var. Üzerimde gördüğünüz bütün elbiseleri orta kesimin alışveriş yaptığı yerden alıyorum. Bir şeye en fazla 300 YTL veriyorum. Hâlâ 5 senelik ayakkabılarımı giyiyorum.

O pahalı elbiseler duruyor mu?
Satıyorum hepsini. Yves Saint Laurent’den aldığım 3 bin dolarlık bir elbiseyi 200 YTL’ye sattım. Eskiden gözlük takıntım vardı. Onları bile sevdiğim insanlara dağıttım. Pazardan 5-10 YTL’ye tişörtler alıyorum.

Sevgilin pahalı hediyeler alıyor mu?
En son bir küpe beğendim, zorla onu aldırdım. Swarovski’den 270 YTL’ye aldı. (gülüyor)

Sizin milyon dolarlarınız olduğu söyleniyor…
Bir tane evim, bir tane yazlığım var. Onun harici iki arabam var. Onları da banka kredisiyle aldım.

GÜLBEN’LE YAŞADIKLARIMIZ GERİDE KALDI
Pop müzik değil de neden Balkan ezgileri?
Ben Boşnak olmama rağmen böyle bir albüm hazırlamak aklıma gelmedi. Bu Hakan’ın (sevgilisi) aklına geldi. Gel sana bir şarkı dinleteceğim dedi. Her gece o şarkıları dinledik. Sonra Seda Akay’ı alıp eve kapattık. Hadi bunlara söz yaz dedik. “Sen nasılsan öyleyim” böyle çıktı. Şu anda dünya Balkan müziği fırtınası var. Madonna bile Balkan müziğiyle dans ediyor. Ama Türkiye’de kimsenin bundan haberi yok. Hâlâ onlar pop müzik diye beach’lere şarkılar yapsınlar.

Aralarından beğendiğiniz yok mu?
Demet Akalın’ın albümünü beğendim. Ayşe Hatun Önal da süper. Serdar Ortaç da her zamanki gibi. Ama seneye bu şarkıların hiçbiri yok.

Gülben Ergen’i beğeniyor musunuz?
Çok beğeniyorum. Çok akıllı, başka söylenecek bir şey yok. Türkiye’nin en zeki, en akıllı kadını bence. Mesleğini asla ikinci plana atmadı. Mesleğine hizmet etti. Bu yüzden çok zeki.

Bir ara polemik yaşamıştınız. (Yıllar önce Yeşim Salkım Hakan Uzan ile evliliğini Gülben Ergen’in bitirdiğini açıklamıştı.)
Geçmişte kaldı. Evlendi, çocuk sahibi oldu. Allah mesut etsin

Vatan

Son ziyaret edenler [ MyBlogLog ]Recent Readers